Şu cümleyi okuyun:
تَعُودُ نَشْأَةُ هَذِهِ الْمَدِينَةِ إِلَى الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ.
İkinci kelimede Türkçedeki «neşe»yi gören bir okur cümleyi «Bu şehrin neşesi antik çağlara dayanır» diye anlayabilir. Doğru çeviri şudur: «Bu şehrin kökeni antik çağlara dayanmaktadır.» Arapçada نَشْأَةٌ bir şeyin doğuşu, kökeni ve gelişimi anlamına gelir. Türkçedeki neşe ise sevinç demektir.
Arapçadan Türkçeye geçen kelimeler, Arapça öğrenmeye başlayan birine ilk dersten tanıdık gelir. Bu kelimelerin bazılarında iki dildeki anlamlar zamanla birbirinden uzaklaşmıştır. Böyle bir kelimeyi Türkçedeki anlamıyla okursanız cümleyi yanlış çevirirsiniz. Yanlış çeviri de kulağa makul gelebildiği için hatayı fark etmeyebilirsiniz.
Aşağıdaki 13 kelimeyi, sınav ve haber metinlerinde geçtikleri konulara göre grupladık. Türkçe anlamları Türk Dil Kurumunun Güncel Türkçe Sözlük’ünden, Arapça anlamları ve örnek cümleleri web sözlüğümüzdeki maddelerden aldık.
Arapçadan Türkçeye Geçen Kelimelerde Anlam Farkı
Sawsan Abu Hannoud, 2021’de Hacettepe Üniversitesinde tamamladığı doktora tezinde Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlük’ünü (2019 baskısı) taradı. Sözlükte «Ar.» kısaltmasıyla işaretlenen 5.512 kelimeyi Arapçadaki anlamlarıyla karşılaştırdı ve 1.327’sinin anlamının değiştiğini tespit etti. Bunların 652’si başka bir anlama geçmiş, 588’inde anlam genişlemiş, 43’ünde ise daralmıştı. Arapçada çoğul olan 44 kelime de Türkçede tekil olarak kullanılıp anlam değiştirmişti.
Bu yazıdaki kelimelerin çoğu tezin «başka anlama geçiş» bölümünde yer alır. Cinsiyet, mecal, rekabet, memleket ve timsal bunlardan birkaçıdır. İhtiyar ise anlamı genişleyen kelimeler arasındadır: Türkçede kelimenin eski «seçme» anlamının yanına «yaşlı» anlamı eklenmiştir.
Dilbilimde bu tür kelime çiftlerine yalancı eşdeğer denir. Dilbilgisi terimleri rehberimizde «sahte eşler» başlığı altında istismar ile اِسْتِثْمَارٌ (yatırım) örneğini bulabilirsiniz.
Yazıdaki sınav sayıları, 2006-2012 yıllarındaki 14 KPDS ve 2013-2026 yıllarındaki 26 YDS sınavını (toplam 40 sınav) ve 2018-2026 yıllarındaki 17 YÖKDİL sınavını kapsar. Her kelimeyi yalnızca burada anlattığımız anlamla geçtiği sınavlarda saydık.
Hemen Her Konuda Geçen İki Kelime
Mecal
Türkçede «mecalim kalmadı» diyen biri gücünün tükendiğini anlatır. Güncel Türkçe Sözlük’te mecal «takat» karşılığıyla yer alır. Arapçada مَجَالٌ «alan, saha» demektir:
يَعْمَلُ فِي مَجَالِ تِكْنُولُوجْيَا الْمَعْلُومَاتِ مُنْذُ أَكْثَرَ مِنْ عَشْرِ سَنَوَاتٍ.
«On yıldan fazla bir süredir bilgi teknolojileri alanında çalışıyor.»
Kelime 40 sınavın 37’sinde, 17 YÖKDİL sınavının hepsinde geçer. Bu 37 sınavın 34’ünde kelime فِي ile birlikte «… alanında» anlamında kullanılır: فِي مَجَالِ الطِّبِّ «tıp alanında» gibi.
Sözlükte kelimenin «imkân, fırsat» anlamı da vardır. Türkçedeki kullanıma en yakın anlam budur: لَيْسَ عِنْدِي مَجَالٌ لِلسَّفَرِ هَذَا الشَّهْرَ «Bu ay seyahat etmeye imkânım yok.» «Mecalim kalmadı» diyen kişi de bu Arapça cümleyi kuran kişi de bir şeyi yapamayacağını anlatır. Birinin gücü, ötekinin imkânı yoktur.
Taarruz
Türkçede taarruz, saldırı anlamına gelir. Aynı kelime Arapçada تَعَرُّضٌ biçiminde yazılır ve «maruz kalma» demektir:
التَّعَرُّضُ لِأَشِعَّةِ الشَّمْسِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ مُضِرٌّ.
«Uzun süre güneşe maruz kalmak zararlıdır.»
Fiili تَعَرَّضَ, لِـ harf-i ceriyle «-e maruz kalmak, -e uğramak» anlamında kullanılır. Fiil ve masdar bu anlamıyla 40 sınavın 32’sinde, 17 YÖKDİL sınavının 10’unda geçer. Sağlık parçalarında güneşe, soğuğa ya da kirliliğe maruz kalmak, tarih parçalarında bir şehrin depreme ya da istilaya uğraması bu fiille anlatılır.
Saldırı için Arapçada هُجُومٌ kelimesini kullanırsınız. İki kelimeyi aynı kalıpta da görürsünüz: تَعَرَّضَ لِلْهُجُومِ «saldırıya uğradı» demektir. Bu kalıpta saldırı anlamı هُجُومٌ kelimesindedir, fiil «uğramak» anlamındadır.
Tarih, Sanat ve Kültür Metinlerinde
Neşe
Girişteki نَشْأَةٌ kelimesi, tarih ve kültür parçalarında bir şehrin, bir bilim dalının ya da bir sanatın ortaya çıkışı için kullanılır. Sözlükte نَشْأَةُ الْحَضَارَةِ (medeniyetin doğuşu) kalıbıyla yer alır. Kelime 40 sınavın 18’inde, 17 YÖKDİL sınavının 8’inde geçer.
Biyografilerde kişinin nerede ve nasıl yetiştiği aynı kökten نَشَأَ fiiliyle anlatılır. Türkçedeki neşeyi Arapçada سُرُورٌ ile karşılayabilirsiniz.
İmaret
Osmanlı şehirlerindeki imaret, yoksullara ve öğrencilere yemek dağıtmak için kurulmuş hayır kurumudur. Arapçada عِمَارَةٌ «bina» ve «mimari» anlamına gelir:
تَتَمَيَّزُ الْعِمَارَةُ الْإِسْلَامِيَّةُ بِالزَّخَارِفِ وَالنُّقُوشِ الْجَمِيلَةِ.
«İslam mimarisi, güzel süslemeleri ve oymalarıyla öne çıkar.»
Kelime 40 sınavın 13’ünde, 17 YÖKDİL sınavının 6’sında geçer ve bu sınavların çoğunda mimari anlamındadır. فَنُّ الْعِمَارَةِ (mimarlık sanatı) kalıbını da bu parçalarda görebilirsiniz.
Tuhaf
Garip ve şaşırtıcı bulduğunuz bir şeye Türkçede tuhaf dersiniz. Kelime, Arapçadaki تُحْفَةٌ isminin çoğulu olan تُحَفٌ biçiminden gelir. Arapçada تُحْفَةٌ «şaheser, sanat eseri» demektir:
تُعْتَبَرُ لَوْحَةُ الْمُونَالِيزَا تُحْفَةً فَنِّيَّةً عَالَمِيَّةً تَجْذِبُ الْمَلَايِينَ كُلَّ عَامٍ.
«Mona Lisa tablosu, her yıl milyonlarca kişiyi çeken, dünyaca ünlü bir sanat şaheseri sayılır.»
Çoğul biçim sözlükte تُحَفٌ أَثَرِيَّةٌ (tarihi eserler) kalıbıyla yer alır.
Timsal
Güncel Türkçe Sözlük’te eskimiş diye işaretlenen timsal «simge» demektir ve «sabır timsali» gibi kalıplarda hâlâ kullanılır. Arapçada تِمْثَالٌ «heykel» anlamına gelir:
يُوجَدُ تِمْثَالٌ كَبِيرٌ فِي وَسَطِ السَّاحَةِ الرَّئِيسِيَّةِ لِلْمَدِينَةِ.
«Şehrin ana meydanının ortasında büyük bir heykel var.»
Kelime 40 sınavın 7’sinde, 17 YÖKDİL sınavının 5’inde heykel anlamıyla geçer. Antik tapınakları ve müze koleksiyonlarını anlatan parçalarda çoğulu تَمَاثِيلُ biçimiyle karşınıza çıkabilir.
Memleket
Türkçede memleket, ülke ya da bir kişinin doğup büyüdüğü yer anlamına gelir. Arapçada مَمْلَكَةٌ «krallık» demektir. Coğrafya ve haber metinlerinde ülke adlarında, tarih metinlerinde ise eski krallıklardan söz edilirken kullanılır. Biyolojide canlıların sınıflandırılmasında da geçer: مَمْلَكَةُ الْحَيَوَانِ (hayvanlar âlemi).
تَنْتَمِي جَمِيعُ الْحَيَوَانَاتِ، مِنْ أَصْغَرِ الْحَشَرَاتِ إِلَى أَكْبَرِ الْحِيتَانِ، إِلَى مَمْلَكَةِ الْحَيَوَانِ.
«En küçük böceklerden en büyük balinalara kadar tüm hayvanlar, hayvanlar âlemine aittir.»
Kelime 40 sınavın 13’ünde, 17 YÖKDİL sınavının 9’unda geçer.
Dil ve Eğitim Metinlerinde
Müfredat
Bir okulda ya da bir derste izlenen öğretim programına Türkçede müfredat denir. Arapçada مُفْرَدَاتٌ «söz varlığı, kelime hazinesi» anlamına gelir:
تَوْسِيعُ الْمُفْرَدَاتِ أَمْرٌ بَالِغُ الْأَهَمِّيَّةِ عِنْدَ تَعَلُّمِ لُغَةٍ أَجْنَبِيَّةٍ.
«Yabancı bir dili öğrenirken kelime hazinesini genişletmek çok önemlidir.»
Kelime bu anlamıyla 40 sınavın 11’inde, 17 YÖKDİL sınavının 8’inde geçer. Sözlükleri, dil öğrenmeyi ve Arapçanın başka dillere etkisini anlatan parçalarda مُفْرَدَاتٌ kelimesini «kelimeler, söz varlığı» diye okuyun.
Mütalaa
Türkçede mütalaa, bir konu üzerinde düşünülerek varılan görüş demektir. Hukuk haberlerinde «savcının mütalaası» diye geçer. Arapçada مُطَالَعَةٌ «okuma» anlamına gelir:
الْمُطَالَعَةُ الْمُنْتَظِمَةُ تُسَاعِدُ عَلَى تَنْمِيَةِ الْعَقْلِ وَزِيَادَةِ الْمَعْرِفَةِ فِي مُخْتَلِفِ الْمَجَالَاتِ.
«Düzenli okuma, zihni geliştirmeye ve çeşitli alanlarda bilgiyi artırmaya yardımcı olur.»
Sözlükte kelimenin «inceleme, tetkik» anlamları da vardır. Sınav parçalarında ise kelimeyi hemen her zaman «okuma» anlamında görürsünüz. Eski sınav sorularıyla çalışanlar bu kelimeyi soru kökünden de tanır. 2006 ile 2018 arasındaki KPDS ve YDS sınavlarının 16’sında soru kökünde بَعْدَ مُطَالَعَةِ الْقِطْعَةِ (parçayı okuduktan sonra) ya da بَعْدَ مُطَالَعَةِ النَّصِّ (metni okuduktan sonra) gibi bir ifade yer alır. Kelime toplamda 40 sınavın 22’sinde, 17 YÖKDİL sınavının 7’sinde geçer.
İhtiyar
Türkçede ihtiyar, yaşlı demektir. Arapçada اِخْتِيَارٌ «seçim, tercih» anlamına gelir:
الِاخْتِيَارُ الصَّحِيحُ لِلْمِهْنَةِ يَلْعَبُ دَوْرًا كَبِيرًا فِي تَحْقِيقِ السَّعَادَةِ وَالنَّجَاحِ.
«Doğru meslek seçimi, mutluluk ve başarıya ulaşmada büyük rol oynar.»
Kelime 40 sınavın 18’inde, 17 YÖKDİL sınavının 10’unda geçer. Meslek seçimini, fabrikalar için yer seçmeyi ya da sağlıklı yiyecekleri tercih etmeyi anlatan parçalarda kullanılır.
«Seçme» anlamı Türkçede ihtiyari kelimesinde de vardır. Güncel Türkçe Sözlük’te eskimiş diye işaretlenen ihtiyari «seçimlik» demektir. Arapçada اِخْتِيَارِيٌّ bugün de «isteğe bağlı» anlamında kullanılır. Yaşlı biri için Arapçada مُسِنٌّ dersiniz.
Haber ve Ekonomi Metinlerinde
Cinsiyet
Türkçede cinsiyet, erkeği ve dişiyi birbirinden ayıran yaradılış özelliğidir. Arapçada جِنْسِيَّةٌ «uyruk, milliyet» anlamına gelir. Arapça bir başvuru formunda uyruğunuzu bu kelimenin karşısına yazarsınız:
حَصَلَ عَلَى الْجِنْسِيَّةِ بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ مِنَ الْإِقَامَةِ فِي الْبِلَادِ.
«Ülkede uzun yıllar ikamet ettikten sonra vatandaşlık aldı.»
Kelime uyruk anlamıyla 40 sınavın 6’sında, 17 YÖKDİL sınavının ikisinde geçer. Sözlükte جِنْسِيَّةٌ مُزْدَوَجَةٌ (çifte vatandaşlık) kalıbıyla da yer alır.
Türkçedeki cinsiyetin Arapçası جِنْسٌ kelimesidir. Bu kelime «tür» anlamına da gelir. «Cinsel» anlamındaki جِنْسِيٌّ sıfatının dişil biçimi de جِنْسِيَّةٌ şeklinde yazılır. İki kelime harekeli bir metinde de aynı görünür. Kelimenin isim mi sıfat mı olduğunu cümledeki yerinden anlarsınız.
Rekabet
Aynı amacı güdenler arasındaki yarışa Türkçede rekabet denir. Arapçada رَقَابَةٌ «denetim, gözetim» anlamına gelir:
تَخْضَعُ جَمِيعُ الْمُنْتَجَاتِ الْغِذَائِيَّةِ لِرَقَابَةٍ صَارِمَةٍ قَبْلَ طَرْحِهَا فِي الْأَسْوَاقِ.
«Tüm gıda ürünleri, piyasaya sürülmeden önce sıkı bir denetime tabidir.»
Basın ve yayınla ilgili metinlerde kelime «sansür» anlamındadır. Ticaret haberlerindeki rekabetin Arapçası مُنَافَسَةٌ kelimesidir.
Masraf
Türkçede masraf, gider demektir. Arapçada مَصْرِفٌ «banka» anlamına gelir: مَصْرِفٌ مَرْكَزِيٌّ merkez bankası, مَصْرِفٌ تِجَارِيٌّ ticari banka demektir.
أَوْدَعْتُ مَبْلَغًا مِنَ الْمَالِ فِي الْمَصْرِفِ الْيَوْمَ.
«Bugün bankaya bir miktar para yatırdım.»
Türkçedeki masrafın Arapçası aynı kökten gelen مَصْرُوفٌ kelimesidir: gider, harcama. Çoğulu مَصَارِيفُ biçimindedir ve مَصَارِيفُ التَّشْغِيلِ «işletme giderleri» anlamına gelir.
Tanıdık Bir Kelimeyi Cümlede Nasıl Sınarsınız?
Tanıdık gelen bir kelimenin Türkçe karşılığı cümlede eğreti duruyorsa, yanındaki kelimeleri inceleyin. مَجَالٌ kelimesinin ardından bir bilim ya da meslek adını, تَعَرَّضَ fiilinin ardından لِـ harf-i cerini, تُحْفَةٌ kelimesinin yanında da فَنِّيَّةٌ sıfatını görürsünüz. Bu birlikteliklere eşdizim denir. Kelimenin Arapçadaki anlamını çoğu kez bu birliktelikten çıkarabilirsiniz.
Arapça yazarken de aynı hatayı ters yönde yapabilirsiniz. «Şirketler arasındaki rekabet» demek isterken رَقَابَةٌ yazarsanız «şirketler arasındaki denetim» demiş olursunuz. Bağlam Arapça Sözlük’te Türkçe kelimeleri de arayabilirsiniz. «Rekabet» diye aradığınızda ilk karşılık olarak مُنَافَسَةٌ kelimesini, şirketler arasındaki rekabeti anlatan bir örnek cümleyle birlikte görürsünüz.
Her kelimeyi defterinize Arapça örnek cümlesiyle yazın ve Türkçedeki anlamını yanına kısaca not edin: «mecal: takat». Sınav konularına göre gruplanmış kelimeler için YDS ve YÖKDİL kelime rehberimize bakabilirsiniz.
Bir sonraki okuma parçanızda Türkçeden tanıdığınız her kelimenin altını kurşun kalemle çizin. Parçayı bitirdikten sonra yalnızca bu kelimelere sözlükte bakın ve Türkçe anlamı cümleye uymayanları, geçtikleri cümleyle birlikte ayrı bir sayfaya yazın.

