Arapça ders kitaplarında, kurslarda ve gramer anlatımlarında sık geçen terimleri bu sayfada topladık. Her terimin kısa bir tanımını, çoğunun Türkçeyle karşılaştırmasını ve harekeli örneklerini bulabilirsiniz. Aradığınız terime aşağıdaki listeden doğrudan geçin.
Yazı ve okuma: Hareke · Şedde · Tenvin · Tâ-i marbuta · Şemsî ve kamerî harfler
Kelime yapısı: Sarf ve nahiv · Kök · Vezin · Fiil babları · Mâzî, muzâri ve emir · Mastar · İsm-i fâil ve ism-i mef’ûl · Müzekker ve müennes · Tekil, ikil, çoğul ve kırık çoğul
Cümle: Cümle ögesi · İsim cümlesi ve fiil cümlesi · İ’râb · Harf-i cer · İsim tamlaması
Dil ve kelime: Bağlam · Fushâ · Ammiye · Eşdizim · Sahte eşler
Çalışma yöntemi: Aralıklı tekrar · Aktif ve pasif kelime bilgisi · Edinim · Anlaşılır girdi
Yazı ve okuma
Hareke
Arap alfabesinde kısa ünlüler harf olarak yazılmaz, harflerin üstüne ya da altına konan küçük işaretlerle gösterilir. Üstünlü harf «a/e», esreli harf «i», ötreli harf «u» sesiyle, üstünde sükûn bulunan harf ise ünlüsüz okunur.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede ünlülerin hepsi ayrı birer harf olarak yazılır, bu yüzden Türkçe yazıda harekenin karşılığı yoktur.
Örnekler: عُقِدَ (düzenlendi) · حُكْمٌ (hüküm, karar)
Harekesiz metinlerde doğru okunuşu cümlenin yapısından nasıl çıkaracağınızı Harekesiz Arapça Metin Nasıl Okunur? yazısında adım adım inceleyebilirsiniz.
Şedde
Harfin üstüne konan ve küçük bir «w» harfine benzeyen işarettir. Üzerinde bulunduğu harf iki kez okunur.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede ikiz ünsüzleri iki kez yazarız: «elli», «madde». Arapçada ise harfi bir kez yazar, üstüne şedde koyarsınız.
Örnek: تَطَوُّرٌ (gelişme)
Tenvin
İsmin sonundaki harekenin çift yazılmasıdır. Kelime sonraki kelimeye bağlanırken tenvin «n» sesiyle telaffuz edilir. Belirsiz isimler çoğunlukla tenvinli yazılır. Başında «el-» (ال) belirlilik takısı bulunan bir isim tenvin almaz.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçedeki «bir karar» ifadesinde «bir» sözcüğünün kattığı belirsizlik, Arapçada tenvinle sağlanır.
Örnek: قَرَارٌ (bir karar)
Diğer adları: nunlama
Tâ-i marbuta
Kelime sonunda yer alan ve üstünde iki nokta bulunan yuvarlak harftir (ة). Çoğunlukla dişil (müennes) isim ve sıfatların sonunda bulunur. Kelimenin sonunda durduğunuzda «h», sonraki kelimeye bağlayarak okuduğunuzda «t» sesiyle okursunuz.
Türkçeyle karşılaştırma: Arapçadan Türkçeye geçen kelimelerde her iki okunuşu da görürsünüz: «idare» duraktaki okunuştan, «siyaset» ise bağlı okunuştan gelir.
Örnek: حَضَارَةٌ (medeniyet, uygarlık)
Diğer adları: yuvarlak te
Şemsî ve kamerî harfler
Arap alfabesindeki harfler, başlarına gelen «el-» (ال) belirlilik takısının okunuşuna göre ikiye ayrılır. Şemsî harflerden önce takıdaki «l» sesini okumaz, doğrudan sonraki harfi şeddeli okursunuz. Kamerî harflerden önce ise «l» sesini açıkça okursunuz. İki grup, adını الشَّمْس (güneş) ve الْقَمَر (ay) kelimelerinden alır.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede kullandığımız «Abdurrahman» ve «Nureddin» gibi isimlerde de aynı ses kuralını uygular, «l» sesini okumadan sonraki ünsüzü ikizleştiririz.
Örnekler: السِّيَاسَةُ (siyaset) · الْمُجْتَمَعُ (toplum)
Diğer adları: güneş harfleri, ay harfleri
Kelime yapısı
Sarf ve nahiv
Arap dilbilgisinin iki ana dalıdır. Sarf dersinde kelimelerin türetilişini ve çekimini, nahiv dersinde ise kelimelerin cümle içindeki görevlerini ve birbirleriyle uyumunu çalışırsınız. Dilbilimdeki karşılıkları morfoloji ve sentakstır.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçe dilbilgisinde sarfın karşılığı «şekil bilgisi (biçimbilim)», nahvin karşılığı ise «cümle bilgisi (sözdizimi)» bölümüdür.
Diğer adları: morfoloji, sözdizimi, sentaks
Kök
Arapça kelimelerin büyük çoğunluğu üç ünsüzden oluşan bir kökten türetilir. Aynı kökten türeyen kelimeler ortak bir temel anlam etrafında toplanır. Üç harfli köklere sülâsî, dört harfli köklere rubâî denir.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede kök kelimenin başında sabit kalır ve yapım ekleri sona eklenir: «yönet-», «yönetim», «yönetici». Arapçada ise kök ünsüzlerinin arasına, önüne ya da sonuna ünlüler ve ek harfler gelerek yeni kelimeler türetilir.
Örnekler: حَكَمَ (hükmetti) · حُكْمٌ (hüküm, karar) · حَاكِمٌ (yönetici, hükümdar) · مَحْكَمَةٌ (mahkeme)
Vezin
Kök harflerinin içine yerleştiği kelime kalıbıdır. Dilbilgisi kitaplarında bu kalıplar ف ع ل harfleriyle gösterilir. Bir vezni tanıdığınızda, o kalıptaki yeni bir kelimenin işi yapanı mı, işin yapıldığı yeri mi anlattığını tahmin edersiniz. Tahmininizi sözlükteki anlamla doğrulayın.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede yapım ekleriyle sağladığımız anlam farkını (örneğin «araştır-» fiilinden «araştırmacı» türetmeyi), Arapçada kök harflerini فَاعِل kalıbına yerleştirerek elde edersiniz.
Örnekler: بَاحِثٌ (araştırmacı) · عَالِمٌ (bilgin) · حَاكِمٌ (hükmeden)
Diğer adları: kalıp
Fiil babları
Fiillerin türetildiği ve çekimlendiği kalıp gruplarına bab denir. Yalnızca kök harflerinden oluşan fiillere mücerred, kök harflerine ek harfler getirilerek türetilen fiillere mezîd denir. Mezîd bablarla fiile ettirgenlik (yaptırma), dönüşlülük (kendi üzerine dönme), işteşlik (karşılıklı yapma) veya talep (isteme) anlamları katılır, ancak her fiilin cümledeki tam anlamını sözlükten kontrol etmeniz gerekir.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçedeki çatı ekleriyle («yazmak», «yazdırmak», «yazışmak») yaptığımız anlam genişletmesine benzer.
Örnekler: عَقَدَ (düzenledi) · عَقَّدَ (karmaşıklaştırdı) · تَعَقَّدَ (karmaşıklaştı)
Diğer adları: bab
Mâzî, muzâri ve emir
Arapça fiilin üç temel çekim biçimidir. Mâzî ile geçmiş zamanı, muzâri ile cümledeki bağlama göre şimdiki, geniş ya da gelecek zamanı anlatırsınız. Emir kipiyle de karşınızdakinden bir işi yapmasını istersiniz.
Türkçeyle karşılaştırma: Mâzî Türkçeye çoğunlukla «-dı/-di», muzâri «-yor» ya da «-r» ekiyle, emir ise doğrudan emir kipiyle çevrilir: «araştırdı», «araştırıyor», «araştır».
Örnekler: بَحَثَ (araştırdı) · يَبْحَثُ (araştırıyor, araştırır) · اِبْحَثْ (araştır)
Diğer adları: geçmiş zaman, emir kipi
Mastar
Fiilin bildirdiği eylemin kişi ve zaman taşımayan adıdır. Üç harfli yalın (sülâsî mücerred) fiillerin mastarları belirli bir kurala bağlı olmadığı için bu fiilleri mastarlarıyla birlikte sözlükten öğrenirsiniz. Mezîd fiillerin mastarları ise babına göre düzenli bir kalıpla kurulur.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçedeki «-mek/-mak» ve «-me/-ma» ekli eylem adlarının karşılığıdır. Türkçede kullandığımız «müzakere», «istihdam» ve «istikrar» gibi pek çok kelime Arapçada birer mastardır.
Örnekler: دِرَاسَةٌ (araştırma, inceleme) · تَعَلُّمٌ (öğrenme)
Diğer adları: masdar
İsm-i fâil ve ism-i mef'ûl
İsm-i fâil eylemi yapanın, ism-i mef’ûl ise eylemden etkilenen kişinin ya da nesnenin adıdır. Üç harfli yalın fiillerden ism-i fâil فَاعِل, ism-i mef’ûl ise مَفْعُول kalıbıyla türetilir.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçedeki «araştıran» ve «bilinen» gibi ortaçların (sıfat-fiillerin) karşılığıdır. Türkçede kullandığımız «hâkim» ve «muallim» ism-i fâil, «mâlum» ve «meşru» ise ism-i mef’ûl kalıbındadır.
Örnekler: بَاحِثٌ (araştıran, araştırmacı) · مَعْلُومٌ (bilinen)
Müzekker ve müennes
Arapçada her isim dilbilgisi bakımından ya eril (müzekker) ya da dişildir (müennes). Dişil isimlerin büyük bölümü tâ-i marbuta (ة) ile biter. Cümle kurarken fiili ve sıfatı ismin cinsiyetine uydurursunuz.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede dilbilgisel cinsiyet ayrımı yoktur, «Mühendis köprünün inşaatını denetledi» cümlesi kadın için de erkek için de aynı şekilde söylenir. Arapçada ise öznenin cinsiyetine göre fiil ve sıfat değişir.
Örnekler: أَشْرَفَ الْمُهَنْدِسُ عَلَى بِنَاءِ الْجِسْرِ. (Erkek mühendis köprünün inşaatını denetledi.) · أَشْرَفَتِ الْمُهَنْدِسَةُ عَلَى بِنَاءِ الْجِسْرِ. (Kadın mühendis köprünün inşaatını denetledi.)
Diğer adları: eril, dişil
Tekil, ikil, çoğul ve kırık çoğul
Arapçada isimler sayı bakımından üçe ayrılır: müfred (tekil), tesniye (ikil) ve cemi (çoğul). Çoğulların önemli bir kısmı ismin sonuna düzenli ek getirilmeden, kelimenin iç harfleri ve harekeleri değişerek yapılır. Bu çoğullara kırık çoğul (cem-i teksîr) denir ve her ismin kırık çoğulunu tekiliyle birlikte öğrenmeniz gerekir.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede ikil şekil yoktur, bütün çoğulları «-lar/-ler» ekiyle yaparız. Bununla birlikte «unsurlar» anlamındaki «anasır» veya «taraflar» anlamındaki «etraf» gibi pek çok Arapça kırık çoğul Türkçeye de geçmiştir.
Örnekler: مَصْدَرٌ (kaynak) · مَصْدَرَانِ (iki kaynak) · مَصَادِرُ (kaynaklar)
Diğer adları: müfred, tesniye, cemi, cem-i mükesser, cem-i teksîr
Cümle
Cümle ögesi
Cümlede özne, yüklem, nesne veya tümleç olarak kullanılan kelime ya da kelime grubudur. Arap dilbilgisinde bu ögeler, cümlenin isimle mi yoksa fiille mi başladığına göre farklı adlarla anılır.
Türkçeyle karşılaştırma: Yüklem isim cümlesinde haber, fiil cümlesinde fiildir. Özne isim cümlesinde mübtedâ, fiil cümlesinde fâildir. Nesneye mef’ûlün bih, zarf tümlecine ise çoğunlukla mef’ûlün fîh ya da hâl denir.
Diğer adları: cümle öğesi
İsim cümlesi ve fiil cümlesi
Arapçada isimle başlayan ve mübtedâ ile haberden oluşan cümleye isim cümlesi, fiille başlayan ve fiil ile fâilden oluşan cümleye fiil cümlesi denir. Mübtedâ kendisi hakkında bilgi verilen isimdir, haber ise onun hakkında söylenen yargıdır. Fiil cümlesinde işi yapana fâil, işten etkilenen nesneye mef’ûlün bih denir.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede yüklem genellikle cümlenin sonunda durur, Arapça fiil cümlesinde ise yüklem (fiil) cümlenin başında yer alır.
Örnekler: الْقَرَارُ صَارِمٌ (Karar sert.) · أَعْلَنَتِ الْحُكُومَةُ الْقَرَارَ (Hükümet kararı açıkladı.)
Diğer adları: cümle-i ismiyye, cümle-i fiiliyye
İ'râb
Kelimenin son harekesinin veya son ekinin cümle içindeki görevine göre değişmesidir. İsimler cümledeki görevine göre merfû (çoğunlukla ötre), mansûb (çoğunlukla üstün) veya mecrûr (çoğunlukla esre) okunur. Harekesiz metinleri okurken bu son harekeleri cümlenin ögelerinden çıkarırsınız.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede kelimeler arasındaki ilişkileri hâl ekleriyle («-i», «-e», «-de») kurarız. Arapçada ise bu ilişkileri kelimenin son harekesinden ve önündeki edatlardan anlarsınız.
Örnekler: حَضَرَ الْوَزِيرُ (Bakan katıldı.) · شَاهَدْتُ الْوَزِيرَ (Bakanı gördüm.) · اِلْتَقَيْتُ بِالْوَزِيرِ (Bakanla görüştüm.)
Harf-i cer
İsimlerin önünde kullanılan edatlardır. Harf-i cerden sonra gelen isim mecrûr olur. Bu durum tekil isimlerde çoğunlukla son harfin esre almasıyla görülür. Bazı fiiller nesnesine belirli bir harf-i cerle bağlanır ve aynı fiil başka bir harf-i cerle kullanıldığında başka bir anlam taşıyabilir.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede kelimenin sonuna eklediğimiz «-de, -e, -den» hâl eklerinin ve «ile, için, hakkında» gibi edatların karşılığıdır. Arapçada bu edatlar daima ismin önüne gelir.
Örnekler: فِي الْمُؤْتَمَرِ (konferansta) · إِلَى الْمُؤْتَمَرِ (konferansa) · مِنَ الْمُؤْتَمَرِ (konferanstan)
Fiillerin harf-i cerlerle nasıl anlam değiştirdiğini Arapçada Harf-i Cerler ve Fiil Anlamları yazısında örnekleriyle inceleyebilirsiniz.
Diğer adları: cer harfleri, edat
İsim tamlaması
İki ismin aitlik, cins, yer ya da zaman ilgisiyle birbirine bağlanmasıdır (izafet). İlk isim (muzâf) «el-» takısı ve tenvin almaz, ikinci isim (muzâfun ileyh) ise daima mecrûr olur.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçedeki isim tamlamasının karşılığıdır, ancak kelimelerin dizilişi terstir. Örneğin «hukukun üstünlüğü» derken Türkçede önce «hukuk», sonra «üstünlük» gelir. Arapçada ise önce «üstünlük» (سِيَادَة), sonra «hukuk» (الْقَانُون) kelimesini söylersiniz.
Örnek: سِيَادَةُ الْقَانُونِ (hukukun üstünlüğü)
Diğer adları: izafet, terkib-i izâfî
Dil ve kelime
Bağlam
Bir kelimenin içinde geçtiği cümle, paragraf ve konudur. Arapçada aynı kelimenin birbirinden çok farklı anlamları bulunabildiği için, kelimenin o metinde hangi anlamda kullanıldığını cümlenin bağlamından çıkarırsınız.
Türkçeyle karşılaştırma: Klasik metin şerhlerinde ve tefsir kitaplarında bağlam için «siyak ve sibak» (sözün öncesi ve sonrası) terimi kullanılır. Arapçadaki karşılığı سِيَاق kelimesidir.
Örnek: دَوْرٌ (rol, sıra, bina katı)
Diğer adları: siyak ve sibak, context
Fushâ
Arapçanın ortak ve kurallı yazı dilidir. Kur’an-ı Kerim’in ve klasik eserlerin dili Klasik Arapça, günümüzde haber bültenlerinde, akademik yayınlarda ve resmî yazışmalarda kullanılan biçimi ise Modern Standart Arapça olarak adlandırılır. İkisi aynı sarf ve nahiv kurallarına dayanır, farklar daha çok kelime seçiminde ve üslupta görülür.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçedeki standart yazı dili ile bölgesel ağızlar arasındaki ayrıma benzer, ancak Arap dünyasında yazı dili (fushâ) ile sokakta konuşulan yerel lehçeler (ammiye) arasındaki fark çok daha belirgindir.
Diğer adları: standart Arapça, Modern Standart Arapça
Ammiye
Arap ülkelerinde günlük hayatta konuşulan yerel lehçelerin genel adıdır. Ülkeden ülkeye ve bölgeden bölgeye kelime seçimi, telaffuz ve bazı çekim ekleri değişir.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkiye’nin farklı bölgelerinden iki kişi çoğunlukla birbirini anlar. Fas lehçesiyle konuşan biriyle Irak lehçesiyle konuşan biri ise kendi lehçeleriyle anlaşmakta zorlanabilir. Bu durumda ikisi de konuşmasını Fushâya yaklaştırabilir.
Örnekler: مَاذَا (ne?, Fushâ) · إِيهْ (ne?, Mısır lehçesi) · شُو (ne?, Şam lehçesi)
Diğer adları: lehçe, konuşma dili, ağız
Eşdizim
Bir dilde sık sık yan yana kullanılan ve o dilin konuşurlarına doğal gelen kelime çiftleridir. Bir kelimeyi cümlede kullanmak için Türkçe anlamının yanında hangi fiil veya sıfatla birleştiğini de bilmeniz gerekir. Örneğin Arapçada «karar almak» ifadesini اِتَّخَذَ قَرَارًا, «ekonomik durgunluk» ifadesini ise رُكُودٌ اقْتِصَادِيٌّ kalıbıyla kurarsınız. Arapçada bu kalıplara mütelâzimât denir.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede «karar almak», «yaptırım uygulamak» ve «somut adımlar» ifadeleri birer eşdizimdir.
Örnek: نُمُوٌّ اقْتِصَادِيٌّ (ekonomik büyüme)
Eşdizimlerle cümle kurma yöntemini Arapçada Eşdizim ve Doğal Cümle Kurma yazısında örneklerle bulabilirsiniz.
Diğer adları: mütelâzimât, collocation
Sahte eşler
Arapçadan Türkçeye geçmiş ancak zamanla iki dilde farklı anlamlar kazanmış kelimelerdir. Kelime kulağınıza tanıdık geldiği için sözlüğe bakmadan Türkçe anlamını verirseniz cümleyi yanlış çevirirsiniz.
Türkçeyle karşılaştırma: Türkçede «istismar» kelimesini «kötüye kullanma, sömürme» anlamında kullanırız. Kelimenin Arapçadaki aslı olan اِسْتِثْمَار ise Modern Arapçada «yatırım» anlamına gelen olumlu bir ekonomi terimidir.
Örnek: اِسْتِثْمَارٌ (yatırım)
Diğer adları: yalancı eşler, false friends
Çalışma yöntemi
Aralıklı tekrar
Yeni öğrendiğiniz bir kelimeyi tek bir günde defalarca okumak yerine, araya günler koyarak artan aralıklarla yeniden hatırlamaya dayanan tekrar yöntemidir. Hermann Ebbinghaus, 1885’te yayımladığı bellek araştırmalarında öğrendiği hece dizilerini farklı sürelerin ardından yeniden ezberledi. Bunun için harcadığı süreleri karşılaştırarak ilk saatlerde daha hızlı unuttuğunu gördü. Kendi kelime kartlarınızla çalışırken cevaba bakmadan anlamı hatırlamaya çalışır, zorlandığınız kelimeleri daha kısa aralıklarla tekrar edersiniz.
Bağlam Arapça Sözlük’te «Tekrara ekle» düğmesiyle kaydettiğiniz kelimeleri, eşdizimleri ve örnek cümleleri kartlarla çalışırsınız. Her kartı, o karta verdiğiniz cevaplara göre değişen ve 365 güne kadar uzayabilen aralıklarla tekrar edersiniz.
Diğer adları: spaced repetition
Aktif ve pasif kelime bilgisi
Pasif kelime bilginiz okurken ya da dinlerken karşılaştığınızda tanıdığınız kelimeleri, aktif kelime bilginiz ise konuşurken ve yazarken kendi başınıza hatırlayıp cümlede kullanabildiğiniz kelimeleri kapsar.
Diğer adları: aktif kelime, pasif kelime
Edinim
Edinim, bir dili bol okuyup dinlerken, anlamaya odaklanarak farkına varmadan kavrama sürecidir. Öğrenme ise dilin kurallarını ve çekim tablolarını bilinçli olarak çalışmaktır. Dilbilimci Stephen Krashen’ın 1982 tarihli çalışmasına göre, akıcı konuşurken edindiğimiz kalıpları doğrudan kullanırız, öğrendiğimiz dilbilgisi kurallarından ise kurduğumuz cümleyi kontrol edip düzeltirken yararlanırız.
Diğer adları: dil edinimi, language acquisition
Anlaşılır girdi
Mevcut kelime bilginizle ve cümlenin bağlamından yararlanarak büyük bölümünü anlayabildiğiniz, içinde seviyenizin biraz üzerinde birkaç yeni kelime ve yapının geçtiği okuma ve dinleme metinleridir. Kavram, dilbilimci Stephen Krashen’ın girdi hipotezinden gelir. Seviyenize uygun kısa ve çift dilli okuma metinleri çalışırken bu ilkeden doğrudan yararlanırsınız.
Diğer adları: comprehensible input
Ders kitabınızda anlamını bilmediğiniz bir terimle karşılaştığınızda, bu sayfadaki örneği kitabınızdaki cümleyle karşılaştırın.

