İlahiyat hazırlıkta okuyan bir öğrenci düşünelim. Sarf vizesine bir hafta var; ecvef ve nâkıs fiiller sınav kapsamında. Öğrenci işi ciddiye alıyor, ders çalışmayı erteliyor da değil. Buna rağmen sınavda bildiğini sandığı yerde takılıyor.

Böyle bir durumda ilk açıklama genellikle “yeterince çalışmadı” oluyor. Oysa bazen sorun çalışma süresinden çok, o sürenin içinde zihnin ne yaptığıdır.

Bir haftayı yakından izleyelim.

Pazartesi: üç saatlik tanışıklık

Öğrenci akşam masaya oturuyor ve sarf kitabındaki ecvef bölümünü baştan sona okuyor. Önemli yerlerin altını çiziyor, anlamadığı iki noktayı farklı hocalardan dinliyor, örnek çekimlere birkaç kez daha bakıyor. Üç saatin sonunda konu ona çok daha tanıdık geliyor.

Bu hissin tamamen değersiz olduğunu söylemek haksızlık olur. Üç saat boyunca konuya yoğunlaşmış, kavramları anlamış ve açıklamaları takip etmiş durumda. Fakat henüz başka bir şeyi sınamadı: Kitap kapandığında ne kadarını kendi başına üretebildiğini.

Tekrar okuma sırasında bilgi sürekli gözünüzün önündedir. Cümleyi görünce “evet, bunu biliyorum” dersiniz; tabloya bakınca çekim mantıklı gelir. Fakat bu kolaylık, bilginin sınavda kendiliğinden çağrılacağını garanti etmez. Öğrenme psikolojisinde akıcılık yanılgısı diye anılan mesele tam da budur: Bir bilgiyi işlemekte giderek rahatlamayı, o bilgiyi bağımsız olarak hatırlayabilmekle karıştırmak.

Salı: yeni konu, eski konuyla temas yok

Ertesi gün nâkıs fiillere geçiyor ve benzer şekilde iki saat çalışıyor. Haftalık toplam beş saat oldu. Kendisine “sarfa çalıştın mı?” diye sorulsa rahatlıkla “evet” diyecek ve bu cevap doğru olacak.

Fakat pazartesi öğrendiği ecvef fiilleri salı günü bir kez bile hatırlamaya çalışmadı.

Aralıklı tekrar üzerine yapılan kapsamlı sentez çalışmaları, öğrenilen malzemeye zaman içine yayılmış biçimde yeniden dönmenin kalıcılık açısından önemli olduğunu gösteriyor. Burada mesele, her gün aynı konuyu yeniden baştan okumak değil. Bazen beş dakikalık bir geri dönüş bile, “dün bunu öğrenmiştim; bakalım hâlâ yapabiliyor muyum?” sorusunu sormak için yeterlidir.

Perşembe: ilk gerçek ölçüm

Arkadaşı önüne boş bir çekim tablosu koyuyor ve قَالَ fiilinin mazi çekimini yazmasını istiyor. Öğrenci birinci tekil şahısta duruyor: قُلْتُ mu, قَالْتُ mu?

Pazartesi günü bu dönüşümü okudu. Açıklamayı da anlamıştı. Fakat şimdi önünde seçenek, tablo veya anlatım yok. Bilgiyi kendi zihninden çıkarması gerekiyor.

Öğrencinin “demek ki öğrenememişim” diye moralinin bozulduğu an, aslında çalışma açısından çok değerli. Çünkü ilk kez neyi gerçekten hatırlayıp neyi hatırlamadığını görüyor. Öğrenme tekniklerini karşılaştıran geniş bir derleme, kendini test etme ve aralıklı çalışmayı güçlü destek bulan yöntemler arasında değerlendirirken yalnızca yeniden okuma ve altını çizmenin daha sınırlı katkısına dikkat çekiyor.

Kısacası boş kâğıt öğrenciyi başarısız yapmadı; daha önce görünmeyen eksiği görünür yaptı.

Aynı beş saat başka türlü kullanılabilir miydi?

Öğrencinin daha fazla vakit bulması şart değildi. Aynı beş saatin yapısı değiştirilebilirdi.

Pazartesi günü üç saat boyunca kesintisiz okumak yerine, konuyu belirli bir süre çalışıp kitabı kapatabilir; hatırladığı çekimleri boş bir kâğıda yazabilirdi. Sonra kitabı açıp yalnızca yanlışlarını kontrol ederdi. Salı günü nâkıs fiillere başlamadan önce ecvef fiillerden birkaçını yeniden çekmesi beş-on dakika alırdı. Perşembe geldiğinde ilk kez değil, üçüncü kez kendini sınamış olurdu.

Test-enhanced learning üzerine yapılan klasik çalışmalardan biri de öğrenme süresinin bir kısmını bilgiyi geri çağırmaya ayırmanın uzun süreli hatırlamaya katkısını gösteriyor. Buradaki temel fikir basit: Çalışma, yalnızca bilgiyi içeri almak değildir; gerektiğinde dışarı çıkarma alıştırması da yapmak gerekir.

Kelime çalışmasında da aynı yanılgı var

Bu mesele sarfa özgü değil. Bir kelime listesini açıp Arapça kelimelerin Türkçe anlamlarını tekrar tekrar okumak kısa sürede güçlü bir tanışıklık hissi verir. Fakat sınavda Türkçeden Arapçaya çeviri yapmanız veya konuşurken kelimeyi kendiniz bulmanız gerektiğinde işin yönü tersine döner.

Bu nedenle kelime listesini bazen kapatıp Türkçe anlamdan Arapçayı üretmeye çalışmak, kelimeyle cümle kurmak veya hangi edatla kullanıldığını hatırlamak gerekir. Bağlam Sözlük’teki listeleri de yalnızca gözden geçirmek yerine bu tür geri çağırma alıştırmalarına çevirebilirsiniz.

Çalışma süresini ölçmek yine de işe yarar mı?

Elbette. Düzenli çalışmak için ne kadar vakit ayırdığınızı bilmek önemlidir. Sorun, “bugün üç saat çalıştım” bilgisini tek başına öğrenmenin ölçüsü saymaktır.

Bir sonraki çalışma seansının sonunda küçük bir deney yapın. Kitabı, videoyu ve notları kapatın. Boş bir kâğıda konudan hatırladıklarınızı yazın veya kendinize beş soru sorun. Nerede zorlandığınız, bir sonraki tekrarın neye ayrılması gerektiğini gösterir.

Masada geçirilen süre emeği gösterir. Boş kâğıt ise o emeğin ne kadarının kullanılabilir bilgiye dönüştüğünü daha iyi gösterir.

Arapça öğrenmeye başlamak ister misiniz?

Bağlam Arapça Sözlük ile eşdizimler, Yapay Zeka metinleri ve PDF çalışma kağıtlarıyla daha düzenli çalışın.

App Store'dan indirGoogle Play'den indir