Deftere Yazmanın Yarattığı “Öğrendim” İllüzyonu

Arapça öğrenmeye başlayan pek çok kişinin ilk yaptığı şeylerden biri kelime defteri tutmaktır. Arapça kelimeyi sağ tarafa, Türkçe karşılığını sol tarafa yazarsınız. Önemli gördüklerinizin altını çizer, bazılarını fosforlu kalemle işaretler, belki birkaç kez de baştan sona okursunuz. Bir süre sonra sayfalar dolar. Deftere baktığınızda ciddi bir emek verdiğiniz de açıkça görülür.

Bunda yanlış bir taraf yoktur. Sorun, kelimeyi yazmış olmanın kelimeyi öğrenmiş olmakla karıştırılmasıdır.

Çünkü bir kelimeyi görünce tanımakla, ihtiyaç duyduğunuz anda zihninizden çıkarabilmek aynı şey değildir. Sayfada مُفَاوَضَاتٌ kelimesini gördüğünüzde “müzakereler” diyebiliyorsanız o kelime size tanıdık geliyor demektir. Fakat Türkçe “müzakereler” kelimesinden hareketle Arapçasını hatırlamak, bir haber metninde karşınıza çıktığında anlamını hızla çözmek veya konuşurken yardım almadan kullanmak daha ileri bir beceri ister.

Kelime defterlerinin yanıltıcı tarafı da burada ortaya çıkar. Kelime gözünüzün önündeyken hafızanız güçlüymüş gibi hissedersiniz. Sayfayı kapattığınız anda aynı bilgiye ulaşamayabilirsiniz.

Bu yüzden defteri bırakmanız gerekmiyor. Defteri kullanma biçiminizi değiştirin. Kelimeleri yeniden okumak yerine kendinizi sınayın. Arapça tarafını kapatıp Türkçeden Arapçaya gidin; sonra yönü tersine çevirin. Birkaç gün sonra aynı kelimeyi cümlede kullanmaya çalışın. Hatırlayamadığınızda cevaba bakın, ardından yeniden deneyin.

Asıl öğrenme çoğu zaman tam burada, cevabı zihninizde ararken gerçekleşir.

Dağınık Notlardan Tematik Listelere Geçiş

Kelime defterlerinin birkaç ay sonra işe yaramaz hâle gelmesinin başka bir nedeni daha vardır: Kelimeler genellikle herhangi bir sistem kurulmadan biriktirilir.

Derste tahtadan üç kelime yazarsınız. Akşam izlediğiniz bir videodan beş kelime daha çıkar. Ertesi gün okuduğunuz metindeki bilinmeyenleri aynı sayfaya eklersiniz. Bir süre sonra yemek isimlerinin yanında siyasi terimler, onların altında günlük fiiller, karşı sayfada bağlaçlar vardır. Her kelime bir yerden gelmiştir ama artık o yer belli değildir.

Böyle bir defter bilgi bakımından zengin, öğrenme bakımından dağınık olabilir.

Alfabetik liste hazırlamak da bu sorunu pek çözmez. Alfabe, aradığınız kelimeyi bulmak için mükemmel bir düzendir; zaten sözlüklerin alfabetik hazırlanmasının sebebi budur. Kelime öğrenirken ise başka bağlantılara ihtiyacınız vardır. Zihin, ilişkili bilgileri birbirine bağlayabildiğinde daha sağlam bir ağ kurar.

Örneğin ekonomi alanında çalışıyorsanız تَضَخُّمٌ (enflasyon), اِسْتِثْمَارٌ (yatırım), مِيزَانِيَّةٌ (bütçe) ve نُمُوٌّ اِقْتِصَادِيٌّ (ekonomik büyüme) kelimelerini aynı grupta çalışmak mantıklıdır. Birini hatırladığınızda diğerleri de aynı konu ağı üzerinden zihninize yaklaşır. Diplomasi, sağlık, eğitim, seyahat ve günlük hayat için benzer gruplar oluşturabilirsiniz.

Her listenin tematik olması da gerekmez. Bazen kelimenin geldiği kaynak, temadan daha değerlidir. “4. Ünite Dinleme Metni”, “3. Hafta Okuma Parçası” veya “Pazartesi Dersi” şeklinde hazırlanmış bir liste, kelimeleri öğrendiğiniz metinle birlikte hafızada tutar. Birkaç hafta sonra kelimeye döndüğünüzde cümleyi, konuyu veya dersteki tartışmayı da hatırlayabilirsiniz.

Listenin büyüklüğü de önemlidir. Bir oturuşta 60-70 yeni kelimeyle uğraşmak genellikle listenin sonuna ulaşma telaşına dönüşür. Bunun yerine 15-20 kelimelik gruplar hazırlayın. Az sayıda kelime üzerinde biraz daha uzun durun. Anlamını, kullanımını ve biçimini inceleyin. İlk grup yerleşmeye başladığında yenisini ekleyin.

Böylece kelime toplamak ile kelime çalışmak arasındaki fark da belirginleşir.

Çıplak Kelime Neden Yetmez?

Listenizi düzenledikten sonra ikinci mesele karşınıza çıkar: Bir kelimeyi listeye tam olarak nasıl kaydetmelisiniz?

En yaygın yöntem Arapça kelimenin karşısına Türkçesini yazmaktır. Bu yöntem başlangıçta iş görür. Fakat orada kalırsanız kelimenin anlamını öğrenseniz de kullanımını öğrenmezsiniz.

Arapçada bu eksiklik kısa sürede kendini gösterir. Bir fiilin hangi harf-i cerle kullanıldığını bilmiyorsanız doğru cümle kurmakta zorlanırsınız. Bir ismin kırık çoğulunu tanımıyorsanız bildiğiniz kelime metinde bambaşka bir kelime gibi görünebilir. Bir sözcüğün hangi kelimelerle sıkça yan yana geldiğini bilmiyorsanız Türkçedeki kalıpları Arapçaya taşımaya başlarsınız.

Bu yüzden iyi hazırlanmış bir kelime kaydında anlamın çevresinde birkaç temel bilgi daha bulunmalıdır.

Örneğin قَرَارٌ kelimesini ele alın. “Karar”. Bu bilgiyi kaydetmek gerekir ama asıl iş bundan sonra başlar. Arapçada çok sık kullanılan اِتَّخَذَ قَرَارًا kalıbını da öğrendiğinizde artık elinizde gerçek dil kullanımına daha yakın bir parça vardır. Ardından bunu bir cümlede görün:

اِتَّخَذَتِ الْحُكُومَةُ قَرَارًا صَارِمًا
“Hükümet kesin bir karar aldı.”

Bu tek cümle size birkaç şeyi aynı anda gösterir: kelimenin cümlede nasıl kullanıldığını, hangi fiille doğal biçimde birleştiğini ve söz konusu eşdizimin gerçek bir bağlamda nasıl göründüğünü.

Eşdizim çalışmanın değeri de burada yatar. Türkçede “karar almak” diyoruz diye “karar” ve “almak” kelimelerinin Arapça karşılıklarını yan yana getirerek doğal bir ifade kuramayız. Her dil kelimelerin birbirleriyle hangi birliktelikleri kuracağını zaman içinde kendi kullanım düzeni içinde belirler. Bu nedenle kelime öğrenirken sık kullanılan eşdizimi de kelimenin parçası kabul edin.

Fiillerde bir adım daha atmak gerekir. Örneğin حَصَلَ عَلَى ifadesini “elde etti” anlamıyla öğrendiyseniz muzarisini يَحْصُلُ عَلَى, masdarını da الحُصُول عَلَى biçiminde birlikte kaydedin. Böyle yaptığınızda metinde karşılaştığınız farklı çekimleri ayrı ayrı ezberlemek zorunda kalmayıp bunların aynı kelime ailesine ait olduğunu daha kolay görürsünüz.

Aynı yaklaşım isimlerde çoğul için geçerlidir. كِتَابٌ kelimesini öğrenirken كُتُبٌ çoğulunu da yanına eklemek küçük ama değerli bir yatırımdır. Arapçada kırık çoğullar her zaman tekilden tahmin edilemediği için sık kullanılan isimlerde çoğulu kelimeyle birlikte öğrenmek okuma sırasında ciddi rahatlık sağlar.

Harf-i cer meselesini de ayrıca ezberlenecek bir ayrıntı gibi görmeyin. حَصَلَ fiilini hedeflediğiniz anlamda öğreniyorsanız kaydınız حَصَلَ عَلَى şeklinde olsun. Fiille edatı baştan birlikte öğrendiğinizde ileride cümle kurarken “Burada hangi harfi cer geliyordu?” diye ikinci bir arama yapmak zorunda kalmazsınız.

Bağlam Arapça Sözlük gibi kelimeleri eşdizimleri ve çift dilli örnek cümleleriyle gösteren araçlar bu aşamada işe yarar. Buradaki amaç bir kelime hakkında bulabildiğiniz her ayrıntıyı karta doldurmak değildir. Kart küçük bir sözlük maddesine dönüşürse bu kez çalışması zorlaşır. İhtiyacınız olan şey, kelimeyi tanımanızı ve gerektiğinde kullanmanızı sağlayacak kadar bağlamdır.

Ebbinghaus Unutma Eğrisi ve Aralıklı Tekrar (Leitner) Mantığı

Kelimeyi doğru biçimde kaydetmek hâlâ yeterli değildir. Bir sonraki sorun zamandır.

Bugün üzerinde çalıştığınız ve rahatça hatırladığınız bir kelime birkaç gün sonra silikleşmeye başlar. Bir hafta sonra tanıdık gelir ama anlamını çıkaramazsınız. Bir ay sonra ise listeyi ilk kez görüyormuşsunuz gibi hissedebilirsiniz. Bu durum çalışmanın aslında hafızanın normal çalışma biçimidir.

Hermann Ebbinghaus’un 19. yüzyıldaki bellek deneyleriyle sistemli biçimde gösterdiği temel örüntü de budur. Yeni öğrenilen bilgi tekrar edilmediğinde unutma başlangıçta hızlıdır, ardından giderek yavaşlar.

Bu konu çoğu zaman “İnsan öğrendiğinin yüzde 70’ini 24 saatte unutur” biçiminde aktarılır. Böyle kesin bir oran vermek doğru değildir. Ne kadar unutacağınız öğrenilen malzemeye, ilk çalışmanın niteliğine, önceki bilginize ve daha birçok etkene bağlıdır. Ebbinghaus’tan çıkarılması gereken pratik ders oran değil, zamanlamadır: İlk tekrarları çok geciktirmeyin, bilgi güçlendikçe tekrarların arasını açın.

Mesela bugün öğrendiğiniz bir kelime grubuna 1., 3., 7., 14., 30. ve 60. günlerde yeniden dönebilirsiniz. Her seferinde listeyi baştan okuyup geçmek yerine önce hatırlamaya çalışın. Aralık uzadıkça kelimeyi zihinden çıkarmak biraz daha zahmetli olacaktır. Zaten istediğiniz de budur.

Leitner sistemi de bu fikri günlük çalışmaya uygulanabilir hâle getirir. Bildiğiniz kartlar giderek daha seyrek karşınıza çıkar. Unuttuğunuz kartlar ise daha yakın tarihlere geri döner. Böylece zaten bildiğiniz kelimelere her gün aynı zamanı harcamak yerine, hafızanızın zorlandığı yerlere daha fazla çalışma süresi ayırırsınız.

Bağlam Arapça Sözlük’ün aralıklı tekrar sistemi bu planlamayı sizin yerinize yapar. Kelime, eşdizim ve cümle kartlarını kendi oluşturur. Hatırladığınız kartlarla daha geç, zorlandığınız kartlarla daha erken karşılaşın, 365 güne kadar uzayan aralıklarla çalışın. Bugün kartında sayı ve tahmini süreyi görün, 7 günlük planda tekrarları takip edin. Bunun asıl faydası tekrarın niyetten çıkıp düzene dönüşmesidir. “Sonra tekrar ederim” dediğiniz kelimeler genellikle unutulur. Tekrar tarihi belli olan kelimeler ise yeniden çalışma masanıza gelir.

Dijitalden Kâğıda: El Yazısıyla Çalışmanın Gücü

Bütün bu sistemi telefonda veya bilgisayarda yürütmek mümkün. Kâğıt kullanmak zorunlu değil elbette ancak el yazısıyla çalışmak, kelimeyi yalnızca okumak yerine hafızadan yazmanızı ve daha aktif biçimde hatırlamanızı sağlayabilir.

El yazısı klavyeye göre daha yavaştır. Başlangıçta bu yavaşlık bazen avantajdır. Kelimeyi yazarken harflerin hangi noktadan bağlandığını, kelimenin biçimini ve ses yapısını daha dikkatli takip edersiniz. Ekranda bir saniyede geçtiğiniz ayrıntının üzerinde kâğıtta birkaç saniye daha kalırsınız.

Buradan “El yazısıyla yazılan her şey daha iyi öğrenilir” gibi bir sonuç çıkarmamak gerekir. Bir kelimeyi on defa düşünmeden kopyalamak da oldukça pasif bir iştir. Kâğıdın faydası, yazmayı geri çağırmayla birleştirdiğinizde artar.

Mesela çalışma kâğıdının bir tarafında Türkçe karşılık dursun. Arapça tarafını kapatın ve kelimeyi hafızadan yazın. Sonra aslıyla karşılaştırın. Bir sonraki satırda kelimenin eşdizimini, onun altında da kendi kurduğunuz kısa bir cümleyi yazın. Yanlış yaptıysanız silmek yerine hatanın nerede olduğunu görün ve yeniden deneyin.

Bu yöntem özellikle sınıf ortamında da kullanışlıdır. Öğretmen belirli bir ünite için kelime listesi hazırlarken öğrenciler aynı kâğıt üzerinde kelimeyi, eşdizimi ve kendi örneklerini çalışabilir.

Bağlam Arapça Sözlük’te hazırlanan listelerin el yazısına uygun A4 PDF çalışma kâğıdı olarak dışarı aktarılmasının amacı da budur. Her kelimenin altında iki boş satır bırakılır. Birine kelimeyi veya eşdizimi hafızadan yeniden yazabilir, diğerine kısa bir örnek cümle ya da hatırlamanıza yardımcı olacak bir not ekleyebilirsiniz.

Dijital ile kâğıt arasında seçim yapmanız da gerekmiyor. Dijital araç kelimeleri saklamak, örnekleri göstermek ve tekrar günlerini takip etmekte iyidir. Kâğıt ise sizi yavaşlatır, yazmaya ve üretmeye zorlar. İkisini aynı çalışma düzeninin farklı aşamalarında kullanabilirsiniz.

Asıl ölçü kullandığınız aracın ne kadar gelişmiş olduğu değildir. Birkaç hafta önce öğrendiğiniz kelime karşınıza çıktığında ona ulaşabiliyor musunuz? Gerektiğinde o kelimeyi cümlenin içine yerleştirebiliyor musunuz? Kelime çalışmasının gerçek karşılığı burada ortaya çıkar.

İleri Okuma ve İlgili Rehberler

Kelime öğrenme sistemi tek başına çalışmaz. Arapçayla haftada bir kez uzun süre ilgilenip sonraki altı gün hiç temas etmiyorsanız tekrar sisteminiz sürekli eski bilgileri kurtarmakla uğraşır. Düzenli çalışma saatini, tek ana kaynak etrafında ilerlemeyi ve günlük çalışma alışkanlığını nasıl kurabileceğinizi Sıfırdan Arapça Yol Haritası yazısında ele alıyoruz.

Kelime çalışmanız oturmaya başladığında üzerinde durmanız gereken bir sonraki konu eşdizimlerdir. Çünkü قَرَارٌ kelimesinin “karar” olduğunu bilmek, اِتَّخَذَ قَرَارًا ifadesini doğru yerde kendiliğinizden kullanabilmekten farklıdır. Arapçada kelimelerin hangi kelimelerle birlikte yaşamayı tercih ettiğini ve bunun cümle kurma becerisine nasıl yansıdığını Eşdizim nedir, Arapçada neden önemlidir? rehberinde daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.

Fiilleri sözlükten çıkarıp listelerinize eklerken harf-i cer birlikteliklerini doğru tespit etmek ve ilk anlam tuzağına düşmemek için Sözlükteki İlk Anlam Neden Yanıltır? rehberinden faydalanabilirsiniz.

Oluşturduğunuz kelime listelerinden yapay zekâ yardımıyla seviyenize uygun okuma metinleri ve diyaloglar üretme yöntemini Yapay Zekâ ile Seviyeli Arapça Okuma Metinleri Oluşturma Rehberi yazımızda bulabilirsiniz.

Kelime öğrenirken çok karmaşık bir sisteme ihtiyacınız yok. Yeni kelimeleri küçük ve anlamlı gruplara ayırın. Her kelimenin yanına kullanmanız için gerçekten gerekli olan bilgiyi ekleyin. Fiilse çekimini ve harf-i cerini, isimse önemli çoğulunu görün. Mümkünse bir eşdizim ve doğal bir örnek cümleyle çalışın.

Sonra defteri veya ekranı kapatın. Hatırlamaya çalışın.

Bir gün sonra tekrar dönün. Ardından üç gün, bir hafta, iki hafta sonra yeniden karşılaşın. Kelime her seferinde biraz daha az yabancı gelecektir. Bir noktadan sonra onu listeden hatırladığınız için değil, gerçekten bildiğiniz için tanıyacaksınız.

Defteriniz yine dolsun. Bu kez dolan sayfaları öğrenmenin kanıtı saymayın. Kanıt, aylar önce çalıştığınız bir kelimeyi metnin ortasında görünce duraksamadan anlayabilmeniz ve ihtiyaç duyduğunuzda onu doğru bir cümlede kullanabilmenizdir.

Arapça öğrenmeye başlamak ister misiniz?

Bağlam Arapça Sözlük ile eşdizimler, Yapay Zeka metinleri ve PDF çalışma kağıtlarıyla daha düzenli çalışın.

App Store'dan indirGoogle Play'den indir